24 Haziran seçimleri hakkında
Paylaş » 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını FaceBook'ta paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını Twitter'de paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını Google'de paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını Delicious'ta paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını Digg'de paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını MySpace'de paylaş
 

24 Haziran Seçimleri Hakkında

Siyasetin bu kadar gerildiği, toplumda korku ve endişelerin hakim olduğu böyle bir dönemde astroloji yolu ile bir şeyler söylemek son derece kritik bir uğraş. Astroloji objektif olmayı gerektirse de, bimikdar münecciminizin bunu yerine getirebilmesi bir o kadar zor.

Seçim atmosferindeki ülkemizin astrolojik haritasına birkaç önemli yolla bakmaya çalışarak düşüncelerimi sıralayacağım. Ancak buradaki ana konum seçimi kimin kazanacağından çok, ülkemizin siyasi durumundaki kırılmanın yönünü anlamak yönünde olacak. Zira bu seçimler sadece liderleri değil, kolektif olarak artık nereye doğru ilerlediğimizi ilgilendiriyor.

Kuşkusuz bu konuya bir yıl önce, 2017 16 Nisan’ında gerçekleştirilen Anayasa referandumunu da referans olarak başlamak yerinde olacak. Önce Güneş Yayı (Solar Arc) tekniğini kullanarak, 16 Nisan 2017’deki gezegen konumlarına, özellikle Jüpiter ve Satürn’ün koşullarına bakalım. Zira bu iki gezegen astrolojide sosyal, ekonomik ve siyasi şartları açıklayan güçlerdir. Hem Jüpiter hem de
Satürn kurallar, hukuk, ahlak, düzen ve normlarla yakından ilişkilidir.
Şaşırtıcı olmasa gerek, referandum tarihinde bu iki gezegen de, Güneş Yayı tekniğine göre bulundukları burçların son derecesinde, 29 derecede yer almaktaydı. Anaretik yani yaşam karşıtı olarak görülen 29 derece sonlanmaları, bir kriz durumunu, bitişleri ancak henüz yeni bir dönemin başlamadığı sıkışık zamanları anlatır. Kuşkusuz geçtiğimiz bir yıl içerisindeki durum da böyle idi.
Kendimizi eski ve yeni Türkiye söylemi içerisinde bulduk. Benzer bir şekilde, Merkür de, 29 derecede idi. Keza Satürn-Merkür dünya astrolojisinde devlet düzeni ve bürokratik konularla yakından ilgilidir.


Bu arada diğer göstergeler, yükselen derecesinin Pluton’a karesi, Mars’ın Pluton’un tam karşısında yer alması bu bir yıllık süreç içinde, milli hassasiyetleri, düşmanlıkları, özellikle Suriye’de yaşanan gelişmeler karşısında ülkemizin karşı karşıya kaldığı süreçleri de anlatıyordu.


Şimdi, 24 Haziran 2018 tarihi itibari ile baktığımızda ise, Jüpiter, Satürn ve Merkür’ün burç değiştirdiklerini ve yeniden 0 dereceye vardıklarını görüyoruz. 0 derece her zaman yeni bir durumu, yeni bir başlangıcı ve yeni durumun gündeme getirdiği belirsizliği ve heyecanı simgeler. Burç olarak bakıldığında her iki gezegenin de yöneticisi olduğu alana ilerdiğini görüyoruz. Bu iyi gibi
düşünülebilir. Jüpiter Balık burcuna, Satürn ise yine yöneticisi olduğu Saka burcuna ilerlemiş durumda. Doğal olarak bu süreçlerin çok uzun süreçlere işaret ettiğini de söyleyelim.


Jüpiter’den başlayacak olursak, 9. Evdeki Balık burcuna ilerlemekte. 9. Ev inançlar, din, felsefe ve hayat görüşü ile yakından ilişkili bir alandır. Balık ise inançları, kabullenmeyi, daha pasif tutumları anlatır. Dolayısıyla bu süreçte, sosyal alanda ana motifinde ruhsal ve dini konuların, duyarlılıkların çok daha fazla öne çıkabileceği temalardan söz edilebilir.


Satürn ise, Merkür ile birlikte, Saka (Kova) burcuna, ve 8. Eve ilerlemiş durumda. 8. Ev hiç de kolay bir alan değildir. Bu alan kriz ve değişim, korkular ve sürekli bir mücadele alanını simgeler. Bu evdeki gezegenleri harekete geçirmek her zaman büyük güç ve dönüşüm gerektirir, bu neden bu alana eskiler “atıl ev” adını vermişlerdir. Satürn-Merkür astrolojide akılcı düzen, sistem ve mantıkla hareket etme durumunu açıklarken, Saka burcunda bu daha fazla öne çıksa da, ne yazık ki 8. evin getirdiği atmosfer bu konularda, düzen, devlet ve sistem konusunda krizlerin, belirsizliklerin huzursuz edici olabileceğine işaret ediyor olabilir.


Bu arada 2 yıl içerisinde, 2019 sonunda, Ay’ın doğum haritasındaki Mars’ın üzerine gelecek olması sosyal konular ve halkın güvenliği (4. Evde) açısından en hafif anlatımıyla oldukça gergin ve huzursuzluk verici olsa gerek.


24 Haziran’daki seçimler sırasında dikkatimizi çeken en önemli transit, Balık burcundaki Neptün’ün ülkemizin genel yönünü, hedeflerini ve dolayısıyla yönetimsel konuları gösteren tepe noktasının, MC’nin tam üzerinden geçiyor olması. Neptün’n bu önemli görünümü 2020 yılı başına kadar sürecek ve tam 4 kez gerçekleşecek. Neptün astrolojide sis etkisi gibidir, ben Neptün’ü pasiflora etkisi olarak adlandırırım. Bu etki altında gerçeklerden uzaklaşma, etki altında altında sürüklenme, belirsizlikler ve hayaller vardır. Dolayısıyla, önümüzdeki iki yıl boyunca, hiç net olmayan durumların, karmaşaların, belirsizliklerin maalesef ülke yönetimine etkisi söz konusu olabilir. Çoğu zaman, Neptün’ün esas hasarı transit bittikten, tamamlandıktan sonra anlaşılır. Böyle bir durumda, gerçeklerle hayaller birbirinin içine geçmiş hale gelebilir.


Nitekim seçim atmosferinde, transit Jüpiter’in de 5. Evde, Akrep’ten, ülkemizin Neptün’üne üçgen açı içerisinde olduğunu görmekteyiz. 5. Ev halkın seçimlerini anlatır ve Jüpiter genellikle abartılı ve fazlasıyla eforiktir, dolayısıyla çok akışkan ve yüksek iyimserlik içindeki bir hayali güçlendirebilecek konumda durmakta. Hatta seçim günü Ay Akrep’te ve Jüpiter’imizin üzerinden geçiyor olacak.


Önümüzdeki 2 yıl içerisinde, çok önemli bir transite daha tanıklık edeceğiz. Bu yıl Boğa burcuna adım atan Uranüs 2019 Haziran- 2020 Nisan ayları arasında üç kez, ülkemizin Akrep burcundaki Güneş’i karşısından geçmiş olacak. Dolayısıyla bu transit, liderleri ve yönetimi ilgilendiren ani koşulları, olayları, ülke gündemini yenileyecek olan değişiklikleri simgelemekte. Konu Uranüs
olduğunda hiçbir şey eskisi gibi durmaz ve geçmişle olan bağlar kopabilir. Acaba bu Uranüs ne anlama geliyor ? Uranüs aynı zamanda uyandırıcı bir güçtür. Acaba bu 2 yıl, muhalefetin dile getirdiği daha demokratik bir parlamenter yapıya mı dönüşü mü simgeliyor, yoksa tamamen bizi geçmişten kopartacak bir değişimimi (devrimi??) anlatıyor ?


Ülkemizin astrolojik haritasını bilenlerin Uranüs’ün tam olarak nerede yer aldığını farkedeceklerdir. Ülkemiz haritasında Uranüs, Balık burcunda tepe noktasının hemen yanında yer almaktadır. Bu devrimlerle, uyanışlarla kurulan ülkemizin en hassas ve şaşırtıcı astrolojik noktasıdır. Ne kadar ilginç ki, Yengeç burcunda benzer bir birleşim Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın
astrolojik haritasında da yer almaktadır.

Yine çok dikkat çekici olarak, cumhurbaşkanı adayı Sayın Muharrem İnce’nin de Başak burcundaki Uranüs’ü, Oğlak burcundaki güney ay düğümü ile doğal bir üçgen, kolaylaştırıcı bir açı içerisinde görülmekte. Hatta sayın İnce’nin ülkemizle kompozit haritasında Güneş liderleri anlatan Aslan burcunda yer almakta. Uranüs’ün Boğa burcuna ilerlemesi onun partisindeki liderlik sürecine çok daha
büyük bir ivme ve heyecan kazandıracak gibi gözüküyor.


Burada, son noktada, her iki liderin de doğum öncesi güneş tutulmalarının Oğlak burcunda olduğuna dikkat çekmek isterim. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutulması kuzey yönünde iken, Muharrem İnce’nin ki güney yönünde yer almakta. Doğal olarak kuzey yönü güney yönününe oranla daha kolaylaştırıcı bir etkiye sahiptir.


Önümüzdeki dönemde, 2019’da Oğlak burcunda yanyana gelecek olan Satürn ve Pluton sayın İnce’nin tutulma derecesine çok yakın duracaklar. Bu görünüm onun siyasi alanda büyük güçlerle yüzleşebileceğini, bileneceğini gösteriyor olabilir.

24 Haziran Seçimleri Hakkında

Siyasetin bu kadar gerildiği, toplumda korku ve endişelerin hakim olduğu böyle bir dönemde astroloji yolu ile bir şeyler söylemek son derece kritik bir uğraş. Astroloji objektif olmayı gerektirse de, bimikdar münecciminizin bunu yerine getirebilmesi bir o kadar zor.

Seçim atmosferindeki ülkemizin astrolojik haritasına birkaç önemli yolla bakmaya çalışarak düşüncelerimi sıralayacağım. Ancak buradaki ana konum seçimi kimin kazanacağından çok, ülkemizin siyasi durumundaki kırılmanın yönünü anlamak yönünde olacak. Zira bu seçimler sadece liderleri değil, kolektif olarak artık nereye doğru ilerlediğimizi ilgilendiriyor.

Kuşkusuz bu konuya bir yıl önce, 2017 16 Nisan’ında gerçekleştirilen Anayasa referandumunu da referans olarak başlamak yerinde olacak. Önce Güneş Yayı (Solar Arc) tekniğini kullanarak, 16 Nisan 2017’deki gezegen konumlarına, özellikle Jüpiter ve Satürn’ün koşullarına bakalım. Zira bu iki gezegen astrolojide sosyal, ekonomik ve siyasi şartları açıklayan güçlerdir. Hem Jüpiter hem de
Satürn kurallar, hukuk, ahlak, düzen ve normlarla yakından ilişkilidir.
Şaşırtıcı olmasa gerek, referandum tarihinde bu iki gezegen de, Güneş Yayı tekniğine göre bulundukları burçların son derecesinde, 29 derecede yer almaktaydı. Anaretik yani yaşam karşıtı olarak görülen 29 derece sonlanmaları, bir kriz durumunu, bitişleri ancak henüz yeni bir dönemin başlamadığı sıkışık zamanları anlatır. Kuşkusuz geçtiğimiz bir yıl içerisindeki durum da böyle idi.
Kendimizi eski ve yeni Türkiye söylemi içerisinde bulduk. Benzer bir şekilde, Merkür de, 29 derecede idi. Keza Satürn-Merkür dünya astrolojisinde devlet düzeni ve bürokratik konularla yakından ilgilidir.


Bu arada diğer göstergeler, yükselen derecesinin Pluton’a karesi, Mars’ın Pluton’un tam karşısında yer alması bu bir yıllık süreç içinde, milli hassasiyetleri, düşmanlıkları, özellikle Suriye’de yaşanan gelişmeler karşısında ülkemizin karşı karşıya kaldığı süreçleri de anlatıyordu.


Şimdi, 24 Haziran 2018 tarihi itibari ile baktığımızda ise, Jüpiter, Satürn ve Merkür’ün burç değiştirdiklerini ve yeniden 0 dereceye vardıklarını görüyoruz. 0 derece her zaman yeni bir durumu, yeni bir başlangıcı ve yeni durumun gündeme getirdiği belirsizliği ve heyecanı simgeler. Burç olarak bakıldığında her iki gezegenin de yöneticisi olduğu alana ilerdiğini görüyoruz. Bu iyi gibi
düşünülebilir. Jüpiter Balık burcuna, Satürn ise yine yöneticisi olduğu Saka burcuna ilerlemiş durumda. Doğal olarak bu süreçlerin çok uzun süreçlere işaret ettiğini de söyleyelim.


Jüpiter’den başlayacak olursak, 9. Evdeki Balık burcuna ilerlemekte. 9. Ev inançlar, din, felsefe ve hayat görüşü ile yakından ilişkili bir alandır. Balık ise inançları, kabullenmeyi, daha pasif tutumları anlatır. Dolayısıyla bu süreçte, sosyal alanda ana motifinde ruhsal ve dini konuların, duyarlılıkların çok daha fazla öne çıkabileceği temalardan söz edilebilir.


Satürn ise, Merkür ile birlikte, Saka (Kova) burcuna, ve 8. Eve ilerlemiş durumda. 8. Ev hiç de kolay bir alan değildir. Bu alan kriz ve değişim, korkular ve sürekli bir mücadele alanını simgeler. Bu evdeki gezegenleri harekete geçirmek her zaman büyük güç ve dönüşüm gerektirir, bu neden bu alana eskiler “atıl ev” adını vermişlerdir. Satürn-Merkür astrolojide akılcı düzen, sistem ve mantıkla hareket etme durumunu açıklarken, Saka burcunda bu daha fazla öne çıksa da, ne yazık ki 8. evin getirdiği atmosfer bu konularda, düzen, devlet ve sistem konusunda krizlerin, belirsizliklerin huzursuz edici olabileceğine işaret ediyor olabilir.


Bu arada 2 yıl içerisinde, 2019 sonunda, Ay’ın doğum haritasındaki Mars’ın üzerine gelecek olması sosyal konular ve halkın güvenliği (4. Evde) açısından en hafif anlatımıyla oldukça gergin ve huzursuzluk verici olsa gerek.


24 Haziran’daki seçimler sırasında dikkatimizi çeken en önemli transit, Balık burcundaki Neptün’ün ülkemizin genel yönünü, hedeflerini ve dolayısıyla yönetimsel konuları gösteren tepe noktasının, MC’nin tam üzerinden geçiyor olması. Neptün’n bu önemli görünümü 2020 yılı başına kadar sürecek ve tam 4 kez gerçekleşecek. Neptün astrolojide sis etkisi gibidir, ben Neptün’ü pasiflora etkisi olarak adlandırırım. Bu etki altında gerçeklerden uzaklaşma, etki altında altında sürüklenme, belirsizlikler ve hayaller vardır. Dolayısıyla, önümüzdeki iki yıl boyunca, hiç net olmayan durumların, karmaşaların, belirsizliklerin maalesef ülke yönetimine etkisi söz konusu olabilir. Çoğu zaman, Neptün’ün esas hasarı transit bittikten, tamamlandıktan sonra anlaşılır. Böyle bir durumda, gerçeklerle hayaller birbirinin içine geçmiş hale gelebilir.


Nitekim seçim atmosferinde, transit Jüpiter’in de 5. Evde, Akrep’ten, ülkemizin Neptün’üne üçgen açı içerisinde olduğunu görmekteyiz. 5. Ev halkın seçimlerini anlatır ve Jüpiter genellikle abartılı ve fazlasıyla eforiktir, dolayısıyla çok akışkan ve yüksek iyimserlik içindeki bir hayali güçlendirebilecek konumda durmakta. Hatta seçim günü Ay Akrep’te ve Jüpiter’imizin üzerinden geçiyor olacak.


Önümüzdeki 2 yıl içerisinde, çok önemli bir transite daha tanıklık edeceğiz. Bu yıl Boğa burcuna adım atan Uranüs 2019 Haziran- 2020 Nisan ayları arasında üç kez, ülkemizin Akrep burcundaki Güneş’i karşısından geçmiş olacak. Dolayısıyla bu transit, liderleri ve yönetimi ilgilendiren ani koşulları, olayları, ülke gündemini yenileyecek olan değişiklikleri simgelemekte. Konu Uranüs
olduğunda hiçbir şey eskisi gibi durmaz ve geçmişle olan bağlar kopabilir. Acaba bu Uranüs ne anlama geliyor ? Uranüs aynı zamanda uyandırıcı bir güçtür. Acaba bu 2 yıl, muhalefetin dile getirdiği daha demokratik bir parlamenter yapıya mı dönüşü mü simgeliyor, yoksa tamamen bizi geçmişten kopartacak bir değişimimi (devrimi??) anlatıyor ?


Ülkemizin astrolojik haritasını bilenlerin Uranüs’ün tam olarak nerede yer aldığını farkedeceklerdir. Ülkemiz haritasında Uranüs, Balık burcunda tepe noktasının hemen yanında yer almaktadır. Bu devrimlerle, uyanışlarla kurulan ülkemizin en hassas ve şaşırtıcı astrolojik noktasıdır. Ne kadar ilginç ki, Yengeç burcunda benzer bir birleşim Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın
astrolojik haritasında da yer almaktadır.

Yine çok dikkat çekici olarak, cumhurbaşkanı adayı Sayın Muharrem İnce’nin de Başak burcundaki Uranüs’ü, Oğlak burcundaki güney ay düğümü ile doğal bir üçgen, kolaylaştırıcı bir açı içerisinde görülmekte. Hatta sayın İnce’nin ülkemizle kompozit haritasında Güneş liderleri anlatan Aslan burcunda yer almakta. Uranüs’ün Boğa burcuna ilerlemesi onun partisindeki liderlik sürecine çok daha
büyük bir ivme ve heyecan kazandıracak gibi gözüküyor.


Burada, son noktada, her iki liderin de doğum öncesi güneş tutulmalarının Oğlak burcunda olduğuna dikkat çekmek isterim. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutulması kuzey yönünde iken, Muharrem İnce’nin ki güney yönünde yer almakta. Doğal olarak kuzey yönü güney yönününe oranla daha kolaylaştırıcı bir etkiye sahiptir.


Önümüzdeki dönemde, 2019’da Oğlak burcunda yanyana gelecek olan Satürn ve Pluton sayın İnce’nin tutulma derecesine çok yakın duracaklar. Bu görünüm onun siyasi alanda büyük güçlerle yüzleşebileceğini, bileneceğini gösteriyor olabilir.

 
Paylaş » 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını FaceBook'ta paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını Twitter'de paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını Google'de paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını Delicious'ta paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını Digg'de paylaş 24 Haziran seçimleri hakkında yazısını MySpace'de paylaş

2021`de Türkiye...
Mevlana:Astrolojik bir portre...
2013`te Türkiye...
Neptün Balık`ta...
2010`da Türkiye...
Kova`da üçlü kavuşum - Melanie...
Satürn-Uranüs Karşıtlığı- Mela...
Barack Obama...
Kollektif Gezegenler...
Çin`in gelecek devrimi...
 
Ekle
Çıkart
e-Posta adresinizi yazın
Copyright © 2003-2024 R.Hakan KIRKOĞLU Bucks - Digital Media Publishing Agency